Bugun...
Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu: Engel ve engellemelere rağmen hiç düşünmeden CHP’de siyasete başladım
Tarih: 12-05-2015 16:24:00 Güncelleme: 27-06-2015 02:19:00 + -


TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası tarafından yılın Bilim Adamı seçilen Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu’nu yakından tanıyabilmek için bir söyleşi gerçekleştirdik.

Doç. Dr. Okan Gaytancıoğlu: Engel ve engellemelere rağmen hiç düşünmeden CHP’de siyasete başladım
 

Özellikle Trakya Bölgesinin yakından tanıdığı, akademik camianın çalışmalarını yakından takip ettiği, TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası tarafından yılın Bilim Adamı seçilen Trakyalıların Okan Hocası, Doç. Dr. Okan GAYTANCIOĞLU’nu yakından tanıyabilmek için bir söyleşi gerçekleştirdik…

Daha önce bizde konferanslarınızı dinleme imkanı bulduk ve sizi kime sorarsak, sizin de dediğiniz gibi herkes  sizin için “bizim Okan Hoca” diyor… Yani köylüsünden, kentlisine, akademisyeninden, gazetecisine kadar herkesin Okan Hocası olmuşsunuz. İnsanların sizi kendilerinden biri olarak görmesi toplumun çoğunluğuna benzer bir hayat hikayenizin olmasından kaynaklanıyor olmalı, kısaca doğduğunuz, büyüdüğünüz yer ve aileniz hakkında bilgi verir misiniz?

Evet, toplumun çoğunluğuna benzer bir hayat hikayem var… 1 Ocak 1967 yılında Edirne’mizin şirin İlçesi Havsa’da  evin ilk çocuğu olarak doğdum. Babam terzi olduğu için küçükken idealimde hep terzi olmak vardı. İlk, orta ve lise tahsilimi Havsa’da gerçekleştirdim. Yazları da babamın terzi dükkanında çalıştım. Annem ve babam ilkokul mezunu olmalarına rağmen ileri görüşlü insanlardı… Rahmetli babam  bana sık sık “okuman gerek, terzilik bir gün bitecek o yüzden okuman gerek “ diyerek yol gösterirdi. Hatta o zaman Havsamızdaki bir Ziraat Mühendisini örnek göstererek “Olursan bunun gibi ol” diyerek Ziraat Mühendisi Ahmet Yağmur’u örnek göstermişti. Bende Ziraat Mühendisliği mesleğini çok seviyordum. O yüzden tek tercih yaparak Ziraat Fakültesini seçtim.

Havsa ortaokulunda eğitim gördüğüm yıllar 1980 öncesi yıllardır. O yıllarda bizlerde büyüklerin yapmış oldukları toplantılara katılarak devrimci düşünce ve sol fikirlerle tanıştım. Bu fikirleri pekiştirmemde CHP’li bir ailenin içinde olmamın çok büyük katkıları vardı.

                Belli ki babanızın bugünkü durumunuza gelmenizde, bilinçlenmenizde büyük katkıları olmuş. Babanızın size söylediği ve rehber edindiğiniz unutamadığınız bir sözü ve ya bir öğüdü var mıdır?

 Babamın dedeleri, Yunanistan Drama’dan Keşan’a göç etmiş bir ailedir. Babam 7 yaşındayken annesini ve babasını kaybetmiş, yani çok küçük yaşta çok büyük sorunlara göğüs germek zorunda kalmış. Keşan’da bir terzinin yanında kendini yetiştirdikten sonra Havsa’ya terzi dükkanı açmak için gelmiş, Havsalı olan annemle evlenmiş. Amcamlar ve halamlar Keşan’da kalmış. Amcamın biri Mehmet Gaytancıoğlu, Keşan Postanesinden emeklidir. Diğer amcam ise İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyesi iken emekli olan Doç. Dr. Hilmi Gaytancıoğlu’dur.

Rahmetli babam bana hep dürüstlüğü ve hak yememeyi öğretti. Bana hep mütevaziliği öğütledi. Sık sık burnu havada insanlar için  “Böbürlenme padişahım senden büyük Allah var” derdi….

Durumu iyi olduğu zamanlarda bile  bana “babanın zenginliğine güvenme hep çalış” derdi.

Tabi tam bu noktada aneminde üzerimdeki emeklerini ve bizleri yetiştirirken verdiği emeği yadsımam mümkün değil. Halen desteğini her zaman üzerimde… Annem çok mütevazi bir insandır, dedeleri Bulgaristan Kırcaali’den Havsa’ya yerleşmiş bir ailedir. Annemin de bana en büyük öğüdü hayatım boyunca yalan söylememek ve muhtaç olanlara yardım etmem gerektiğidir.

Umuyorum ki ikisine de layık bir evlat olmuşumdur…

            Sevgili Hocam, terzi masasından, üniversite kürsüsüne uzanan bir hayatınız var. Peki bu arada yetiştiğiniz, büyüdüğünüz Havsa’da geçlik yıllarınız nasıl geçti?

            Gençlik yıllarımı 12 Eylül öncesi ve 12 Eylül sonrası olarak 2’ye ayırabiliriz.  Bizim kuşak 12 Eylül öncesi çocuktu ama çok hızlı olgunlaştık. Ben, demokrasinin önemini, emeğin en yüce değer olduğunu o yıllarda anladım. O yıllarda Havsa’da sol fikirlerimizin oluşmasında örnek ve destek aldığım ağbilerim vardı; Yavuz Tekin, Tufan Baş, Hüsnü Yeşilyurt, Abdullah Manavoğlu, Tanju Necmi Kurtuldu…. Hepsi birbirinden değerli insanlardır. Onlar sık sık tartışmalar yapar, halen belediye meclis üyemiz olan Tufan Baş’ın dükkanında dergi alıp, şuan Belediye Başkanımız olan Oğuz Tekin ile o dergileri dağıtmaya çıkardık… Şimdi o günlerden geriye bizlere bir ideolojilerimiz, bir de dostluklarımız kaldı…

                12 Eylül sonrası ise Gençlikte bir boşluk yaratıldı. Tutuklamalar, baskılar, bastırmalar… Bende bu dönemlerde futbol oynamaya başladım. Futbola ilk olarak 1982 yılında Havsaspor’un genç takımında kaleci olarak başladım. Uzun yıllar Havsaspor formasını taşıdıktan sonra öğrencilik yıllarımda Tekirdağ Salat’a transfer oldum. Trakya Birlik Spor’da, Havsa Serhad Sporda oynadıktan sonra futbolu Yılmaz spor’da bıraktım.

                Gençlik yıllarınızı oldukça güzel geçirmişsiniz hocam, hem memleket sorunlarına kafa yorup, hem de futbolla ilgilenmeniz bugünkü gençlere örnek olacak bir davranış. Peki ya daha sonrası? Üniversite yaşamınızdan da biraz bahseder misiniz?

                Babamın da etkisiyle lise yıllarında en büyük idealimin artık Terzi olmak değil Ziraat Mühendisi olmak olmuştu. Bu idealimi 1984 yılında Trakya Üniversitesi, Tekirdağ Ziraat Fakültesi’ni kazanarak gerçekleştirdim

Üniversitedeki öğrencilik yıllarım ders çalışarak, futbol oynayarak ve de siyasi tartışmalara katılarak geçti. Fakültemize Türkiye’nin her yerinden farklı fikirlerde insanlar geldiği için bir çok akşam arkadaşlarla siyasi tartışmalar yapardık. İşte gerçek anlamda o yıllarda CHP’li oldum diyebilirim. Her fikrin tartışıldığı bu ortamlarda ben her fikre saygı duyarak sosyal demokrasiyi, CHP’nin devamı olan Halkçı Partiyi, SODEP’i ve SHP’yi savundum.

Çünkü ben emekten yana, halktan yana ve Atatürk’ün bıraktığı mirasın bilincinde olan bir genç, bir öğrenciydim…

Halen de öyleyim.  “İnsan ilke ve prensipleriyle yaşar” ilkesinden hareket ettiğim için çizgimi hiç bozmadım. O yüzden bugünde aynı ilkeleri içtenlikle savunuyorum. Evet bu dünde böyleydi, bugün de böyle, yarın da böyle olacak!!!

                Sevgili Hocam o yıllarda çok güzel bir alt yapı oluşturmuş ve bugü




Bu haber 1050 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER AKTUEL HABERLERİ

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR