Bugun...
Haluk Koç, Keþan'dan hükümete yüklendi
Tarih: 10-05-2015 07:08:00 + -



CHP Genel Baþkan Yardýmcýsý ve Samsun Milletvekili Haluk Koç, 21 Eylül 2012 Cuma günü Keþan Ýlçe Yönetimi’ni ve Keþan Belediye Baþkaný Mehmet Özcan’ý makamýnda ziyaret etti.

Saat 13.50 sýralarýnda Ýstasyon Mahallesi’ndeki Keþan giriþinde Keþan Belediye Baþkaný Mehmet Özcan, CHP Keþan Ýlçe Baþkaný Ufuk Kanýþkan, bir grup belediye meclis üyesi ve yönetim kurulu üyeleri tarafýndan karþýlanan Koç, buradan ilk olarak CHP Keþan Ýlçe Binasý’na geldi.

Koç , burada partililer tarafýndan coþkuyla ve alkýþlarla karþýlandý.

Burada ilk olarak konuþan CHP Keþan Ýlçe Baþkaný Ufuk Kanýþkan, Koç’u Keþan’ýn merakla beklediðini belirterek “Sayýn Genel Baþkan Yardýmcým ilçemize hoþ geldiniz. Gündem bayaðý yoðun ben sözü þimdi size býrakýyorum. Türkiye’nin gündeminin çok yoðun olduðu sýkýntýlarýnýn olduðu bir dönemde CHP’ye Türkiye’nin ihtiyacýný çok net hissettiðimiz bugünlerde bizlerle birliktesiniz sözü size býrakýyorum” dedi.

Daha sonra söz alan Koç, Keþan’a her geliþinde içinin kýpýr kýpýr olduðunu belirterek “Bana o duyguyu her zaman verdiniz. Parti içersinde pek uslu milletvekillerinden biri olamadým. Ama yaramazlýðým her zaman partinin daha iyi yönde olmasý için idi. Bu yaramazlýðý da bir koþulda yaptým. Parti kültürüne ve ahlakýna baðlý kalarak. Aslýnda pek yaramazlýkta denmez. Hak aramaktý. Yani CHP daha iyi yönetilsin, daha baþarýlý olsun iddiasý idi. Yaramazlýk kelimesini de latife olarak söyledim. O dönemde kendi seçim bölgem olan Samsun kadar  bana sizlerin çok büyük desteði oldu. Onu hiç bir zaman unutmuyorum. Yani Edirne’nin, Keþan’ýn,Uzunköprü’nün, Havsa’nýn,Enez’in, Meriç’in, Ýpsala’nýn, Süleoðlu’nun, Lalapaþa’nýn, Merkez ilçenin desteðini unutamam. O dönemde bütün beldelerini dolaþmýþ bir milletvekiliyim. Kendimi buraya geldiðim zaman baþka bir ilin milletvekili olarak hissetmiyorum. Bunu yüreðimden geçen þekliyle söylüyorum. Çünkü o sýkýntýlý günlerde o kadar çok dost edindim ki Keþan’da. Sizlerin o güler yüzü o sýcaklýðý, Türkiye’nin baþka bölgelerinde reva gördüðümüz  o davranýþlarý da unutturdu. Sonuçta CHP o gün söylediðimiz gibi kendi parti içi demokrasisini daha olgunlaþtýrarak yola devam etme yönünde bir þans elde etti. O dönemki katkýlarýnýz için de sizlere sonsuz teþekkür ediyorum.

Keþan’a çok sýk geldim en son Sayýn Genel Baþkanýmýz Kemal Kýlýçdaroðlu’nun ilk seçildiði 2010 yýlý Haziran ayýnda beraber gelmiþtik.  O zaman da Genel Baþkan Yardýmcýsý olarak görev yapýyordum ama görev alaným deðiþikti. CHP’nin Dýþ Ýliþkilerinden sorumluydum. Uluslar arasý Ýliþkiler okumamýþtým ben Týp Doktoruyum. Ama partide verilen her görevi yapma gayretindeydim. 6 ay kadar o görevi sürdürdüm. Daha sonrasý bir tüzük tartýþmasý çýktý. Ama daha önce savunduðumuz anti demokratik tüzük uygulamaya geçince sayýn Genel Baþkanýn görev teklifini kendi ilkelerime sadýk kalmak açýsýndan kabul etmedim. Bir süre dýþarýda kaldým. Son kurultayda da açýk söyleyeyim herhangi bir görev talep etme noktasýnda deðildim. Genel baþkanýmýzýn davetiyle aday oldum. Hiç kimseye de rica etmedim bana oy verin diye. Ama sonuçta sadece Edirne deðil Türkiye’de doðru zamanda doðru þeyleri söyleyene bu parti tabanýnýn bir mükafatý gibi almak lazým. En yüksek oylardan birini alarak o süreçten çýktým. Genel Baþkanýmýzýn deðerlendirmesi  ve tabanýn da büyük yönlendirmesi ve desteðiyle parti sözcülüðü görevine getirildim. Hatýrlayacaksýnýz 2022-2007 yýllarý arasýnda daha genç bir milletvekiliydim. Grup baþkan vekilliði görevini sürdürmüþtüm. AKP’nin karanlýðý daha tam alacakaranlýk olmadan  o dönemde parlamentoda çok önemli bir mücadele  sergilemiþtik. Sanki bugünleri tarif etmiþtik o günden. Bize karþý çýkýyorlardý yok caným demokratikleþme oluyor. Siz tutucunuz siz engelliyorsunuz.Bak AKP bizi AB’ye sokacak. Gerçek bir evrensel hukuk getirecek. Bütün vesaitleri kaldýracak. Eþit özgür sivil bir toplum yaratacak. Böyle diyorlardý hatýrlýyorsanýz. Bugün geldiðimiz noktaya bakýyorum. 12 Eylül günü yaptýðým basýn toplantýsýnda söylediðim cümleleri söyleyeceðim size de . Tarih 12 Eylül 1980. Türkiye karartýldý. kapkara bir faþizm dönemine girdi. Baþta CHP’liler ve devrimciler olmak üzere herkese bedel ödettirildi. O zaman DGM’ler vardý. Özel Sýkýyönetim Mahkemeleri vardý. Aradan 32 sene geçti. Bugün Özel Yetkili Mahkemeler var. Özel yetkili savcýlar var. Gizli tanýk müesseseleri var. Sahte kanýtlar var. Ve kim bu ülkeyi AKP kötüye götürüyor diyorsa kuþkusunu dahi belirtenin Slivri’de Hasdal’da cezalandýrýldýðý bir sistem var. 12 Eylül 1980’de Diyarbakýr Cezaevi vardý. Bugün Silivri zindaný var. 12 Eylül 1980’de meþhur Mamak Cezaevi vardý. Bugün Hasdal Cezaevi var. Ardan geçen 32 sene de sadece isimler deðiþti. 12 Eylül 19080’de Türkiye’nin baþýna çöken kiþi 17 yaþýndaki bir devrimci genci asmak için kemik yaþýný büyüttürürken “asmayalým da besleyelim mi diyordu” , bugün “yargýya talimat verdim “ diyen bir baþbakan var 32 sene sonra. Þimdi size soruyorum sevgili Keþanlýlar , 12 Eylül 1980’deki Türkiye ile 2012’deki recep Tayyip Erdoðan ve AKP Türkiye’si arasýnda bir fark var mý? Hamam Ayný Tellak Deðiþti. Ayný baský ayný zulüm. Üstüne bugün prangalanmýþ bir medya zincire vurulmuþ bir medya . En son AKP Hükümetinin bütün hokkabazlýðýný , riyakarlýðýný açýkça dile getirecek belgeler sunuyorum. Sadece CHP adýna deðil. Türk Milleti adýna. Genel Merkezin önü canlý yayýn arabalarýndan geçilmiyor. Söylediklerimden bir tanesi canlý yayýnla Türkiye’ye aktarýlmýyor. Karartýlmýþ bir medya .

Yargýya talimat veriyor. Anayasaya aykýrýlýðý açýkça belli olan 4+4+4 yasasýný dün aldýðý talimatla partimizin baþvurusunu iptal eden bir Anayasa Mahkemesi. Bir Yüksek yargý organý. Hadi üstü býrakalým normal vatandaþ yaþamýna geçelim. Bütün kademelerde baský altýna alýnmýþ yönlendirilmiþ bir yargý sistemi. Bunun adý da ileri demokrasi. AB’ye gidiyorduk deðil mi? Onlarýn standartlarýnda hukukumuzu düzenleyecektik. Ticaretimizi düzenleyecektik. Sosyal yaþamýmýzý düzenleyecektik. Bir eðitim yýlý baþlangýcýnda bir okul bahçesinde gencecik çocuklarýn önünde ülkeyi yöneten baþbakanýn “Þu okuldan yetiþen terörist olmuyor bu okuldan yetiþen terörist oluyor” mantýðýyla karþý karþýya kalan bir Türkiye Manzarasý. Her alanda bölünmeye çalýþýlan bir Türkiye. Ýnanç alanýnda bölünen bir Türkiye.Kamplaþtýrýlan bir Türkiye. Etnik temelde içerden dýþarýdan ayrýþtýrýlmasý için , bölünmesi için her gayretin gösterildiði bir Türkiye. Þu lokantaya giden bu lokantaya gitmeyen , þu okula giden bu okula gitmeyen, þöyle giyinen böyle giyinmeyen, her alanda Türkiye’yi 10 yýldan beri yöneten kiþi maalesef kamplaþtýran bölen bir anlayýþý Türkiye’ye reva görüyor. Bunu eleþtiren sivil toplum kuruluþu , siyaset kurumlar her biri baþbakanýn hedefinde. Aþaðýlanýyor azarlanýyor ve bunlarda 32 kýsmi tekmili birden 27 kanaldan canlý olarak aktarýlýyor. Nedir AKP AKP’yi kýsaca tahlil edelim. AKP kurulur iken ABD’nin yaþadýðýmýz bölgede planladýðý düzenlemeye yardýmcý olacak bir kimlikle kuruldu. O zaman da söylüyorduk hadi caným sizde diyorlardý. Bugün yaþadýklarýmýzý bir birine ekleyerek düþünelim. Son 10 yýlý beraber yaþadýk. AKP’nin kuruluþunda ana çekirdek kadro kardeþim bu milli görüþ gömleði ile olmuyor siz bunu çýkartýn biz size daha farklý bir kostüm giydireceðiz , söyleminizi deðiþtireceðiz. Ama özünüz ayný kalsýn. AKP’nin temel yapýsý Cumhuriyetin temel ilkelerini zamanla aþýndýrýp yerine din temelli bir düzen kurmaya dönük kadrolardýr. Bir tek onlar yetmiyor. Yanýnda 2002’de milletvekili olan arkadaþým 




Bu haber 619 defa okunmuştur.

Etiketler :

YORUMLAR



İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER AKTUEL HABERLERİ

ÇOK OKUNAN HABERLER
  • BUGÜN
  • BU HAFTA
  • BU AY
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR